Evrenin Büyüklüğü Bize Ne Söylüyor?
Gökyüzüne baktığımızda gördüğümüz yıldızlar, kozmik ölçekte yalnızca küçük bir başlangıç noktasıdır. Son birkaç on yılda astronominin elde ettiği veriler, başka yıldızların çevresinde gezegen bulunmasının istisna değil, oldukça yaygın bir durum olduğunu gösterdi. NASA verilerine göre doğrulanmış ötegezegenlerin sayısı altı binin üzerine çıkmış durumda. Ancak çok sayıda gezegenin bulunması, buralarda yaşam veya zeki uygarlıklar olduğunu kanıtlamaz. Yaşamın ortaya çıkması ile teknolojik zekânın gelişmesi arasında çok uzun ve bilinmeyen aşamalar vardır. Bu belirsizlik, Frank Drake’in 1961 yılında iletişim kurabilen uygarlıkların sayısını tartışmak için geliştirdiği Drake Denklemi’ni gündeme getirir. Drake, “Denklemi ilk olarak bir toplantının gündemini oluşturmak için icat ettim.”[1] diyerek bu yaklaşımın kesin bir sayı vermekten ziyade araştırmayı sistematik bir soruya dönüştürdüğünü belirtmiştir.
Peki Herkes Neden Sessiz?
Başka uygarlıkların bulunma ihtimali ile bugüne kadar gözlemlenmemiş olması arasındaki çelişki, fizikçi Enrico Fermi’nin adıyla anılan ünlü paradoksun temelini oluşturur. Bin dokuz yüz elli yılında Los Alamos'ta meslektaşlarıyla yaptığı bir öğle yemeği sırasında Fermi’nin birdenbire “Herkes nerede?”[2] diye sorduğu aktarılır. Eğer evrende çok sayıda teknolojik uygarlık varsa ve bunların bazıları yıldızlar arası yolculuk yapabilecek kadar gelişmişse, neden hiçbirinin izine rastlamıyoruz? Samanyolu'nun yaşı milyarlarca yıldır ve bizden çok daha önce gelişmiş bir uygarlığın var olması teorik olarak mümkündür. Ancak Fermi Paradoksu, “uzaylılar kesinlikle vardır ama bizi ziyaret etmiyorlar” demek değildir; aksine, evrenin büyüklüğüyle ilgili beklentiler ile şimdiye kadar elde edilmiş doğrudan kanıtların yokluğu arasındaki çelişkiye dikkat çeker. Bu sessizliğin olası açıklamaları arasında teknolojik uygarlıkların son derece nadir olması, zeki canlıların kendilerini yok edecek sorunlarla karşılaşması veya yıldızlar arası yolculuğun zorluğu yer alır.
Bir başka ihtimal de uygarlıkların birbirleriyle aynı zaman diliminde yaşamamasıdır. İnsanlık radyo teknolojisini kullanmaya başlayalı yalnızca yaklaşık bir yüzyıl oldu. Kozmik ölçekte bu süre göz açıp kapamak kadar kısadır. Bizden yüz binlerce veya milyonlarca yıl önce gelişmiş bir uygarlık bugün ortadan kalkmış olabilir. Carl Sagan, başka uygarlıkların bizimkinden çok daha ileride olabileceği düşüncesini ele alırken, “Onlar ve biz aynı evrende yaşadığımız için bazı temel bilgileri paylaşmak zorunda olmalıyız.”[3] görüşünü dile getirmiştir. Bu düşünce, başka bir uygarlık varsa bile teknolojisinin bizimkine benzemek zorunda olmadığını, bizim "iletişim" dediğimiz şeyin onlar için son derece ilkel kalabileceğini gösterir.
Bizi İzliyor Olabilirler Mi?
Gelişmiş uygarlıkların genç medeniyetlere müdahale etmediği fikri bilim kurguda sıkça işlenir, ancak buna dair elimizde bilimsel bir kanıt yoktur. Öte yandan "Büyük Filtre" hipotezi, uygarlıkların gelişim sürecinde aşılması son derece zor bir engelin bulunduğunu öne sürer. Bu ihtimal doğruysa evrendeki sessizlik, gelişmiş uygarlıkların bizi izlediği anlamına gelmez; aksine teknolojik uygarlıkların çoğunun uzun süre var olamadığına işaret eder. İnsanlığın önündeki en derin soru, bir uygarlığın teknolojik gücü ile kendi kendini yok etme kapasitesi arasındaki dengeyi ne kadar süre koruyabileceğidir.
Gökyüzünde henüz başka bir uygarlığın kesin izini bulamamış olmamız evrenin boş olduğu anlamına gelmez. Bilimin dürüstlüğü, bilmediğimiz şeyi biliyormuş gibi sunmamayı gerektirir. Evrenin sessizliği bizi yalnızca dışarıdaki varlıklar hakkında değil, kendi geleceğimiz hakkında da düşünmeye zorlar. Eğer bir gün gelişmiş bir uygarlıkla karşılaşırsak, buna teknolojik olduğu kadar kültürel ve ahlaki olarak da hazır olmalıyız. Çünkü insanlığın evrendeki gerçek sınavı, başka bir zekâyı bulmak değil, başka bir zekâyla karşılaşabilecek kadar olgun bir uygarlık hâline gelmektir.
[1] Enrico Fermi, Los Alamos National Laboratory, “Where is everybody?”, Los Alamos Technical Report, New Mexico, 1985.
[2] Frank Drake, SETI Institute, “The Drake Equation”, SETI Institute, California, 1961.
[3] Carl Sagan, Cornell University, “The Persistence of Memory”, Cosmos, Random House, New York, 1980.
YANSIMA Bilimsel Perspektif Dergisi
Ücretsiz Aylık Dijital DergiTel: 0 553 403 88 04 (WP/GSM)Makaleler özgün yorumlar sunar. Ayrıca sitemizdeki resimler; muhabirlerimizn çektiği özgün fotolgraflar, çizerlerimiz tarafından oluşturulan özgün karikatür ve özgün illustrasyonlardan oluşur. Alıntılar tırnak içinde ve kaynak belirtilerek sunulur."Bilgi, paylaşıldıkça artan tek hazinedir."