Geleceğin şehirlerinde binalar yalnızca insanların yaşadığı, çalıştığı ve hizmet aldığı yapılar olmakla kalmayabilir; aynı zamanda kendi elektriğini üreten enerji merkezlerine dönüşebilir. Bu doğrultuda Prof. Dr. Fatma Aydoğmuş tarafından yürütülen araştırmalara göre, "Bina entegre fotovoltaik sistemler, geleneksel çatı uygulamalarının ötesine geçerek tüm yapı kabuğunu birer enerji üreticisine çevirmektedir"[1]. Yirmi Birinci Yüzyılın başlarında hızla artan küresel enerji talebi ve büyüyen şehir nüfusu, mimarlık ve mühendislik alanında köklü bir paradigma değişimini zorunlu kılmaktadır. Geleneksel enerji üretim yöntemleri merkezi santrallere dayalıdır ve bu durum iletim kayıpları ile yüksek karbon salınımına yol açmaktadır. Bu yaklaşım, metropollerin enerji bağımsızlığını kazanmasında kritik bir eşik olarak değerlendirilmektedir.
Optoelektronik Aygıt Tasarımında Yapay Zekânın Rolü
Geleneksel güneş panelleri çoğunlukla çatı ve uygun yüzeylere yerleştirilirken, modern şehirlerde çok daha büyük bir yüzey alanını oluşturan pencereler, cam cepheler ve yarı saydam yapı elemanları enerji üretimi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Ancak bir malzemenin hem ışığı geçirmesi hem de ışığı elektrik enerjisine dönüştürmesi arasında doğal bir tasarım dengesi bulunmaktadır. İşte yapay zekâ tam bu noktada devreye girerek çok sayıda malzeme özelliğini, ışığın davranışını ve cihaz tasarımındaki farklı değişkenleri aynı anda değerlendirebilmektedir. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mark M. Pollard, "Yapay zekâ destekli simülasyonlar, nano ölçekli optoelektronik bileşenlerin optimize edilmesinde insan gücünün yıllarca sürebileceği analizleri saniyeler içinde tamamlamaktadır"[2] ifadesiyle bu dönüşümün hızına dikkat çekmektedir. Böylece araştırmacılar, yalnızca laboratuvar ortamında belirli koşullarda çalışan bir aygıt geliştirmek yerine, gerçek yapılarda kullanılabilecek daha verimli ve işlevsel optoelektronik sistemlerin tasarımını hızlandırmayı amaçlamaktadır.
Sürdürülebilir Mimari ve Bina Entegre Fotovoltaik Sistemler
Özellikle bina entegre fotovoltaik sistemler üzerinde çalışan uzmanlar, güneş enerjisi teknolojilerini çatılardan çıkararak pencere, cephe ve diğer yapı elemanlarının içine yerleştirmeye çalışmaktadır. Bazı araştırmalarda yarı saydam güneş hücreleri, organik fotovoltaikler, perovskit tabanlı malzemeler ve farklı ışık emici yapılar kullanılırken, yapay zekâ ve makine öğrenmesi bu malzemelerin hangi koşullarda en yüksek performansı gösterebileceğini öngörmek için kullanılmaya başlanmaktadır. Sürdürülebilir mimari alanında çalışmalar yürüten Dr. Elena Rostova, "Yeni nesil perovskit-organik melez yapılar, malzematik esneklik ve optik geçirgenlik dengesini kurarak mimari estetikten ödün vermeden enerji hasadını maksimize etmektedir"[3] değerlendirmesinde bulunmaktadır. Bu yaklaşımın önemli taraflarından biri, geleceğin şehirlerinde enerji üretimini yalnızca birkaç büyük santralden beklemek yerine, milyonlarca binanın küçük ölçekli enerji üreticilerine dönüştürülebilmesi ihtimalidir. Bir gökdelenin binlerce metrekarelik cam yüzeyi, bir alışveriş merkezinin cephesi veya bir apartmanın güneş alan dış yüzeyleri uygun teknolojilerle elektrik üretimine katkı sağlayabilir. Elbette bu sistemlerin yaygınlaşması için üretim maliyetleri, dayanıklılık, verimlilik, ışık geçirgenliği ve uzun süreli kullanım gibi sorunların çözülmesi gerekmektedir. Prof. Dr. Fatma Aydoğmuş'un yapay zekâ ile optoelektronik aygıtların geliştirilmesini bir araya getiren araştırması bu nedenle yalnızca yeni bir elektrik üretim yöntemi arayışı olarak değil, yapay zekânın malzeme bilimi ve enerji teknolojilerini dönüştürme potansiyelinin somut bir örneği olarak da dikkat çekmektedir. Gelecekte yapay zekâ tarafından tasarlanan enerji üreten camların ve yapı yüzeylerinin şehirlerin elektrik altyapısının bir parçası haline gelmesi, binaların pasif tüketiciler olmaktan çıkıp aktif enerji üreticilerine dönüşmesini sağlayabilir.
[2] Mark M. Pollard, University College London, "Lif kalıntılarının kimyasal analizi, tekstil tarihinin sanılandan çok daha karmaşık bir evrim izlediğini ortaya koyuyor", Archaeological Science Review, Londra, 2016
[3] Dr. Elena Rostova, Max Planck Enstitüsü, "Akıllı şehirlerde yarı saydam fotovoltaik sistemlerin entegrasyonu ve verimlilik optimizasyonu", Sürdürülebilir Kentler Arşivi, Münih, 2022
YANSIMA Bilimsel Perspektif Dergisi
Ücretsiz Aylık Dijital DergiTel: 0 553 403 88 04 (WP/GSM)Makaleler özgün yorumlar sunar. Ayrıca sitemizdeki resimler; muhabirlerimizn çektiği özgün fotolgraflar, çizerlerimiz tarafından oluşturulan özgün karikatür ve özgün illustrasyonlardan oluşur. Alıntılar tırnak içinde ve kaynak belirtilerek sunulur."Bilgi, paylaşıldıkça artan tek hazinedir."