Smith’in fikri altyapısı, İskoç Aydınlanması’nın rasyonel atmosferinde şekillenmiştir. Glasgow’da hocası Francis Hutcheson’dan aldığı bireysel özgürlük ve doğal hukuk dersleri, zihinsel dönüşümünün ilk önemli durağıdır. Oxford yıllarında yoğun bir okuma süreciyle felsefe ve tarih birikimini derinleştirmiş, ardından Avrupa seyahati sırasında Quesnay ve Turgot gibi Fizyokratlarla tanışarak merkantilist ekonomi politikalarına yönelik eleştirel yaklaşımını kurumsallaştırmıştır. Bu süreç, onun ahlak felsefecisinden bir siyasal iktisat kuramcısına evrilmesini sağlamıştır.
Adam Smith, literatüre "Görünmez El" (Invisible Hand) metaforuyla bilinen piyasa mekanizmasını kazandırmıştır. Bireylerin kendi çıkarlarını maksimize etme çabalarının, toplumsal refahı da kendiliğinden artıracağını savunmuştur. Kuramsal düzeyde; üretimde verimliliği artıran "İş Bölümü" ilkesini, uluslararası ticaretteki "Mutlak Üstünlükler Teorisi"ni ve değerin kaynağını emeğe dayandıran emek-değer teorisinin temellerini atmıştır. Ayrıca, sermaye birikiminin ekonomik büyüme üzerindeki hayati etkisini çözümlemiştir.
Smith’in bilgi üretme yöntemi, ampirik gözlem ile tarihsel tümdengelim yönteminin bir sentezidir. Olayları incelerken tarihsel verilerden hareket ederek genel ekonomik yasalara ulaşmayı hedefler. Sosyal olayları bir doğa bilimci titizliğiyle analiz ederken, ekonomik aktörlerin davranışlarını psikolojik ve etik temellerle ilişkilendiren disiplinler arası bir perspektif benimsemiştir. Bilimsel çalışmalarında nedensellik bağını kurarken rasyonel gözlemi temel alır.
Yazarın 1776 yılında Londra’da yayımlanan An Inquiry into the Nature and Causes of the Wealth of Nations (Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir İnceleme) adlı eseri, modern iktisadın anayasası kabul edilir. Bu kitapta serbest ticaretin önemi ve devletin ekonomiye asgari müdahalesi üzerine kapsamlı tezler sunulur. Diğer önemli eseri olan 1759 tarihli The Theory of Moral Sentiments (Ahlaki Duygular Teorisi) ise insanın toplumsal bir varlık olarak vicdan ve sempati mekanizmalarını inceleyerek, iktisadi davranışın etik altyapısını kurar.
Adam Smith, kurduğu klasik okul aracılığıyla David Ricardo, John Stuart Mill ve Karl Marx gibi düşünürlerin teorik zeminini oluşturmuştur. Glasgow Üniversitesi’ndeki rektörlük ve profesörlük dönemlerinde yetiştirdiği öğrencilerle akademik geleneği sürdürmüş, serbest piyasa ekonomisinin küresel bir doktrin haline gelmesini sağlamıştır. Günümüzün modern ekonomi politikaları, Smith’in rekabet, verimlilik ve bireysel girişim üzerine kurduğu temel prensipler üzerinde yükselmeye devam etmektedir.