Euler’in matematiğe katkısı, yalnızca yeni teoremler üretmekle sınırlı kalmamış, matematiğin dilini yeniden inşa etmiştir. 1748 tarihli Introductio in analysin infinitorum adlı eseri, fonksiyon kavramını merkezine alarak analizi bağımsız bir disiplin haline getirmiştir. Bu çalışmada trigonometrik fonksiyonları üstel fonksiyonlarla ilişkilendirmiş ve π sayısını karmaşık analiz bağlamında evrensel bir sabite dönüştürmüştür. “Pi sayısı analiz ve trigonometri arasında temel bir köprü kurar” yaklaşımı, onun matematiksel bütünlük anlayışını yansıtır. Euler, sonsuz seriler, grafik teorisi ve varyasyon hesabı gibi alanlarda geliştirdiği yöntemlerle modern matematiğin temel yapı taşlarını oluşturmuş, üretkenliğiyle bilim tarihinde eşsiz bir konuma yerleşmiştir.