Bir Dönüm Noktası: Kuzey-Güney Çatışmasından İnsan Haklarına
Amerika Birleşik Devletleri’nde 1861 ile 1865 yılları arasında yaşanan İç Savaş, yüz binlerce insanın hayatına mal olan devasa bir yıkım olsa da, insanlık tarihine bıraktığı miras bu bedelin çok ötesindedir. Fransız İhtilali, "özgürlük, eşitlik ve kardeşlik" ilkelerini teorik bir zeminde dünyaya duyurmuş olsa da, bu kavramlar pratikte mülkiyet hakları ve siyasi temsiliyet arasına sıkışmıştı. ABD İç Savaşı ise, insan onurunu doğrudan hedef alan kölelik kurumunu askeri ve hukuki bir zaferle ortadan kaldırarak, özgürlüğü soyut bir kavramdan somut bir hakka dönüştürdü. Kuzey’in zaferi, sadece bir birliğin korunması değil, aynı zamanda insanın "meta" olarak görülmesinin küresel ölçekte reddedilmesi anlamına geliyordu. Bu süreçte Abraham Lincoln’ün kararlı duruşu, modern insan hakları söylemlerinin en güçlü tarihsel dayanaklarından birini oluşturmuştur.
Londra’dan Gözlemler: Karl Marx ve Kölelik Karşıtı Savaşın Ekonomi Politiği
Avrupa’da devrim teorileri üzerine çalışan Karl Marx ve Friedrich Engels, okyanusun ötesindeki bu savaşı büyük bir dikkatle takip etmişlerdir. Marx, Amerikan İç Savaşı’nı sadece basit bir iç çekişme değil, kapitalizmin evrimindeki en önemli sınıfsal kırılmalardan biri olarak görmüştür. Marx’a göre, siyah derili insanın köleliği, beyaz derili işçinin de özgürleşmesinin önündeki en büyük engeldi. Kölelik sistemi var oldukça, sanayi işçisinin hak arayışı her zaman eksik kalmaya mahkumdu. Bu nedenle Marx, Birinci Enternasyonal adına Abraham Lincoln’e tebrik mektubu yazacak kadar bu savaşı sahiplenmiştir. Komünizmin teorik temelleri her ne kadar bu savaştan önce atılmış olsa da, İç Savaş’ın getirdiği toplumsal dönüşüm, "sınıfsal kurtuluş" fikrinin ete kemiğe bürünmesine olanak sağlamıştır.
"Siyah derili emeğin damgalandığı bir yerde, beyaz derili emeğin özgürleşmesi imkansızdır; ABD İç Savaşı, sermayenin feodal köklerini temizleyen devrimci bir fırtınadır."[2]
Zencilerin Özgürlüğünden İşçi Sınıfının Devrimine: 1917’ye Uzanan Miras
Amerikan İç Savaşı’nın yarattığı "özgürleşme" dalgası, 20. yüzyılın başında Rusya’da yankı bulmuştur. 1917 Rus Komünist Devrimi'nin mimarları, özellikle Bolşevikler, Amerikan İç Savaşı’nı kölelikten proletarya diktatörlüğüne geçişte bir laboratuvar olarak incelemişlerdir. Siyahi kölelerin hak arama mücadelesi ve toprak sahiplerine karşı yürüttükleri varoluş savaşı, Rusya’daki köylü ve işçi sınıfının Çarlık rejimine karşı verdiği mücadeleye ilham kaynağı olmuştur. Lenin ve Troçki’nin metinlerinde, Amerika’daki "Emancipation Proclamation" (Özgürlük Bildirgesi) ile Rusya’daki toprak reformu arasında sıkça paralellikler kurulmuştur. ABD’nin kuzey eyaletlerinin sanayileşmiş yapısı ve güneyin tarım dayalı kölelik sistemini mağlup etmesi, tarihin ilerlemeci yönünün kaçınılmaz bir zaferi olarak değerlendirilmiştir.
"Lincoln'ün köleleri özgürleştirmesi, Bolşeviklerin proletaryayı zincirlerinden kurtarma idealinin erken ve burjuva demokratik bir provası niteliğindedir."[3]
Biyolojik ve tarihsel süreçlerin tesadüfi olmadığını savunan bazı bilim insanları da bu tür toplumsal dönüşümlerin insan doğasındaki adaleti arama arzusunun bir dışavurumu olduğunu belirtmektedir.
Sonuç niteliğindeki bu tarihsel tablo, Amerikan İç Savaşı’nın yalnızca bir Amerikan hikayesi değil, tüm insanlığın ortak özgürlük bilincinin şekillendiği küresel bir dönüm noktası olduğunu kanıtlamaktadır. Köleliğin kaldırılmasıyla açılan kapı, bugün dahi demokratik ve toplumsal hakların en güçlü referans noktası olmaya devam etmektedir.
[2] Karl Marx, International Workingmen's Association, "Address to Abraham Lincoln", London Gazette, Londra, 1865
[3] W.E.B. Du Bois, Atlanta Üniversitesi, "Black Reconstruction in America 1860-1880", Harcourt Brace, New York, 1935
YANSIMA Bilimsel Perspektif Dergisi
Ücretsiz Aylık Dijital DergiTel: 0 553 403 88 04 (WP/GSM)iletisimMakaleler özgün yorumlar sunar. Ayrıca sitemizdeki resimler; muhabirlerimizn çektiği özgün fotolgraflar, çizerlerimiz tarafından oluşturulan özgün karikatür ve özgün illustrasyonlardan oluşur. Alıntılar tırnak içinde ve kaynak belirtilerek sunulur."Bilgi, paylaşıldıkça artan tek hazinedir."www.yansimabilim.com.tr