Denizlerin Hakimi Değil Fabrikaların Sesi Kazandı
Coğrafi keşiflerin ilk rüzgârlarını İspanyol ve Portekiz yelkenlileri doldurmuş olsa da, bugünün dünyasında dijitalden diplomasiye, sanattan sokağa kadar her alanda İngilizcenin mutlak hakimiyeti hüküm sürmektedir. Bu durum sadece bir dilin yayılımı değil; askeri zaferlerin, sanayi hamlelerinin ve sinema perdelerinden taşan kültürel imgelerin ortak bir alfabe üzerinde birleşme hikâyesidir.XV. ve XVI. yüzyıllarda dünyayı "keşfeden" diller kuşkusuz İspanyolca ve Portekizceydi; ancak bu diller gittikleri topraklara sanayi değil, daha çok hammadde odaklı ve statik bir sömürge düzeni taşıdılar. İngiltere ise sahneye biraz geç çıksa da, yanına tarihin en büyük kırılma noktasını, Sanayi Devrimi'ni aldı. Ham metinde de vurgulandığı üzere; keşiflerin dili İber dilleriyken, icatların dili İngilizce olarak şekillendi. Buharlı makinelerden demiryollarına kadar modern dünyayı inşa eden her yeni kavram, İngilizce bir isimle doğdu ve bu durum dilin "teknik standart" haline gelmesini sağladı.
Ünlü dilbilimci Prof. David Crystal, dilin yayılımındaki bu ekonomik gücü şöyle açıklar: "Bir dilin küresel bir dil haline gelmesi, o dili konuşanların sayısından ziyade, o dili konuşanların siyasi ve askeri gücüyle, ardından da bu gücü pekiştiren ekonomik etkisiyle doğrudan ilişkilidir.”[1] İngiltere, fabrikalarda seri üretime geçtiğinde, sadece mal ihraç etmedi; aynı zamanda o malların kullanım kılavuzlarını ve ticaret hukukunu da ihraç etti. İspanyolca Güney Amerika'nın içlerinde kök salarken, İngilizce küresel ticaretin ve modernitenin terminolojisini çoktan ele geçirmişti. 19. yüzyılın sonuna gelindiğinde, bir mühendis veya tüccar için İngilizce bilmemek, gelişen dünyanın dışında kalmakla eşdeğerdi.
[1] David Crystal, University of Reading, "English as a Global Language", Cambridge University Press, Cambridge, 2003.
Hollywood ve Hayallerin Ortak Dili
İngilizcenin hakimiyeti sadece fabrikalar ve laboratuvarlarla sınırlı kalsaydı, belki de sadece "teknik bir araç" olarak kalabilirdi. Ancak 20. yüzyılın başında ABD'nin yükselişiyle birlikte bu dil, duyguların, hayallerin ve popüler kültürün de ana taşıyıcısı oldu. Sinema endüstrisinin, özellikle Hollywood'un küresel bir dev haline gelmesi, İngilizceyi dünyanın en uzak köylerindeki insanların bile aşina olduğu bir "arzu dili"ne dönüştürdü. İnsanlar sadece İngilizceyi öğrenmediler; bu dille anlatılan hikâyelere, müziğe ve yaşam tarzına hayranlık duydular.
Stanford Üniversitesi’nden tarihçi Niall Ferguson, bu durumu imparatorluk mirasının kültürel bir evrimi olarak görür ve şöyle der: "İngiliz İmparatorluğu'nun en kalıcı mirası toprak değil, serbest ticaret, hukuk sistemi ve hepsinden önemlisi sinemadan müziğe kadar uzanan küresel bir standart haline gelen İngiliz dilidir."[1] Ferguson’a göre, bir dilin gerçek gücü sadece ordularda değil, o dilin ürettiği "yumuşak güçte" (soft power) gizlidir. Amerikan sineması, İngilizceyi bir zorunluluktan çıkarıp bir moda, bir statü sembolü haline getirdi. Bugün dünya genelinde tüketilen popüler müziğin ve gişe rekortmeni filmlerin ezici çoğunluğunun İngilizce olması, dilin zihinlerdeki hegemonyasını her gün yeniden üretmektedir.
[1] Niall Ferguson, Stanford University, "Empire: How Britain Made the Modern World", Penguin Books, Londra, 2004.
Dijital Devrim ve Küresel İletişim Otobanı
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında başlayan elektronik devrimi, İngilizceyi bir "geleneksel dil" olmaktan çıkarıp dijital dünyanın "işletim sistemine" dönüştürdü. Bilgisayarların icadı, internetin protokolleri ve bugün yapay zeka ile ulaştığımız nokta, bu dili dünyanın ortak hafızası kıldı. Küreselleşme, iletişim ve ulaşım yüzyılına tam hızla denk geldiğinde, İngilizce artık sınır tanımayan bir köprüye dönüştü. Yazılımdan havacılığa, finanstan akademik yayıncılığa kadar her alan, İngilizceyi "en küçük ortak payda" olarak kabul etti.
Brezilyalı tarihçi Braulio Vincenzi, İber dillerinin neden bu küresel yarışta geride kaldığını analiz ederken şu tespiti yapar: "İspanyollar ve Portekizliler gittikleri topraklarda dini ve kültürel bir asimilasyon hedeflediler; ancak İngilizler ve Amerikalılar daha pragmatik davranarak teknolojiyi, ticareti ve eğlenceyi ön plana aldılar, bu da dillerinin bir 'araç' olarak daha kolay kabul görmesini sağladı."[1] Bu pragmatizm, dilin esnekliğini ve yeni kavramlara hızla uyum sağlamasını da beraberinde getirdi. Bugün internet üzerindeki verinin yarısından fazlasının İngilizce olması, bu dilin sadece bir iletişim aracı değil, bilginin kendisi olduğunu kanıtlamaktadır.
Meselenin manevi ve geleneksel boyutunda ise, bu tek tipleşmenin getirdiği kültürel aşınma tartışılmaktadır. Dr. Seyyid Hüseyin Nasr, teknoloji ve popüler kültür dilinin geleneksel yapılar üzerindeki etkisine dikkat çekerek şöyle der: "Modern dünyada İngilizce, sadece pratik bir kolaylık sağlamakla kalmaz; beraberinde getirdiği seküler ve tüketim odaklı dünya görüşüyle yerel dillerin ve inançlı bilim anlayışının ruhunu yaralamaktadır."[2] Nasr’a göre, dilin bu denli teknolojik ve sanatsal bir baskıyla hakim olması, insanlığın binlerce yıllık düşünce çeşitliliğini tek bir potada eritme riski taşımaktadır.
Bugün geldiğimiz noktada İngilizce; elektriğin, dijital verinin, Hollywood sahnelerinin ve küresel sermayenin ortak sesidir. Coğrafi keşiflerin açtığı yollardan ilerleyen teknoloji ve sanat, İngilizceyi bir "yabancı dil" olmaktan çıkarıp küresel bir "yaşam platformu" konumuna yükseltmiştir. Bir dâhinin laboratuvarında bulduğu formül veya bir yönetmenin kamerasından çıkan sahne, bugün ancak bu alfabe ile dünyaya ulaşabilmekte ve karşılık bulmaktadır. Okuyucu bu makaleyi bitirdiğinde şu gerçeği hissedecektir: Bir dili küresel kılan şey, o dille ne kadar çok hayal kurulabildiği ve ne kadar çok veri üretilebildiğidir.
[1] Braulio Vincenzi, "The Iberian Colonies and the Failure of Global Language Hegemony", Historical Linguistics Review, Madrid, 2018.
[2] Seyyid Hüseyin Nasr, George Washington University, "Modern Dünyada Geleneksel İslam ve Teknolojik Dilin Tahribatı", İnsan Yayınları, İstanbul, 2010.
YANSIMA Bilimsel Perspektif Dergisi
Ücretsiz Aylık Dijital Dergi
Instagram | Pinterest
Tel: 0 553 403 88 04 (WP/GSM)
bulentkucuktegirdag@gmail.com
Makaleler özgün yorumlar sunar. Ayrıca sitemizdeki resimler; muhabirlerimizn çektiği özgün fotolgraflar, çizerlerimiz tarafından oluşturulan özgün karikatür ve özgün illustrasyonlardan oluşur. Alıntılar tırnak içinde ve kaynak belirtilerek sunulur.
"Bilgi, paylaşıldıkça artan tek hazinedir."
www.yansimabilim.com.tr